giriş serbest

Giriş serbest

Olmaz. Gelmem. Ben hiç Kız Kulesi’ne gitmedim biliyor musun?

Çünkü onun o gizemli yalnızlığına tecavüz gibi geliyor bana oraya ayak basamam.

Doğru. Sana saçmalık gibi gelir tabi. Her gün binlerce kişi gidiyorken oraya, saçmalık sayılır tabi benim gitmemem. Ama zaten ben kerhaneye de bir kez gittiydim ve kendimi hiç o denli suçlu saydığım başka bir olay olmadı hayatımda. Bir aşağılamayla vesikalanmış o kadınların aşağılanmasına bir miktar da ben katkıda bulunmuş oldum oraya giderek.

Çok ilgisi var Kız Kulesi’ne gitmememle çok!
Salt yasaklardan oluşmuyor ki tabular!
Serbestçe yapılabilineceği öğretilmiş o kadar çok tabumuz var ki!
Tabulara karşı durmak… salt yasaklananlara direnmekle olmaz ki!
Bir de topluma öğretilmiş “yapılabilecekler” listesi var ki zaten esas onlara karşı tavrımız belirler bizlerin özünü.

Öyle ha? Sana göre saçmalık bu dediğim öyle mi? İki yandan kuşatılmış oluruz böylece ha? Değil işte! Savaşı her cephede kabul etmektir bu! Törelerin “Tü kaka” ettiklerine karşı çıkacaksın… ama mubah gördüklerine, işine gelenlere yani, sessiz kalacaksın öyle mi?

Tam da budur senin dediğin!

Örnekleyeyim mi? Binlerce örnek verebilirim. Milyonlarca hatta. En baştaki dediğim mesela. Ticari bir nedenle, yüz yıllık yalnızlığın iğfal edilmesi değil midir Kız Kulesi’nin apışına oturtulan meyhaneye gitmek?

Bırak “ama”lı, “fakat”lı konuşmayı! Evet mi, hayır mı?

Ne? Beni Kız Kulesi’nden mi arıyorsun? Yuh sana! Yuh!...

Bookmark and Share
mevsimsiz
(c)selah özakın 2009 Tüm hakları gizlidir.
benceajans