niye mi seviyorum seni

şubattayız

kış ortasındayız yani

kar altında uyumaktadır yalazımız şimdi

daha filiz vermez budanmış asmalar bu aylarda

kendi baharını beklerler

sabırla

çok kalmadı acıdan doğan dallara su yürümesine ama

ve sonra  

tıpkı toprağın altında güneşi bekleyen filizler gibi

süt dişlerinin kabarması gibi ağzında bir bebeğin

hafiften ısınırken hava

tatlıdan bir kaşıntı

bir kımıltı başlar

gerçi çok iyi bilir o son kalkışma

o büyük değişimin dönüşüme devrilmesi kolay iş değildir

bilir bunu bütün meyve ağaçları

şaraplık üzüm tiyegleri

güzel geleceği özleyen ne varsa işte

bilir hepsi

aldanmaz yalancı bahara

bekler olgun koşulların dirilmeni

bekler martta

nisanda

sabırla

ve korkusuz çocukların isyan açlığıyla

patlatır çiçeklerini mayısta

sonra sıra hazirandadır

haziranın ortasındadır

o eski günlerde olduğu gibi

öyle bir ayaklanır ki

yer sarsılır

senin sözlerin yankılanır her ağızda sevdiceğim

senin umudun

ah benim mavi gözlü devim

artık ortak andımız

göğün şavkı gibi aydınlıktır

kahkahalı şölenler sıradadır

bir oğlu olur korkusuz Hasan Hüseyin’in

adını temmuz koyar

karısına

köleliğe direnişin bayraklaştığı fabrikanın adıyla seslenir

Kavel der

yıllar geçer

aylar

günler

ölüm sessizliği biter

biliyor musun sevdiceğim

TEKEL işçileri

sonra o asrın procesi MARMARAY işçileri var ya

canlarına tak ettiğinden

direnişteler şimdi

zaten ben seni

galiba yani

bir bebeğin sonradan seveceği dişleri

bir asmanın dallerını seveceği kadar seviyorum seni

sevdiceğim

işte ben galiba

bundan seviyorum iyi mi

 

selah

23:20

12 02 2010

Bookmark and Share
mevsimsiz
(c)selah özakın 2009 Tüm hakları gizlidir.
benceajans