Şiirce Söylenceler
• Julietta'ya mektuplar(2)• Julietta'ya mektuplar
• unutulmak sordu
• madımak için
• madenci aşık olmaz
• zurnanın son deliğinin deliliği
• uzaklık korkusu
• aşkın müebbet askerinin emeklilik dilekçesi
• baharı senmişsin gibi algılamak lazım
• kaotik iç söylenme
• kuşatılmışlık kaygısı
• sözsüz göz sığınağıma yakarma
• üşümenin tababet konsültasyonu
• ricat şöleni
• sakın yanıt vermeye kalkma e mi!
• soğuk soluk
• böyledir benim sevda ilanım ulan!
• kimlik soruları
• tek elli çakallara manifesto
• niye mi seviyorum seni
üşümenin tababet konsültasyonu
gece kendini bulmuşken
hava soğudu
sen yoksun
az yapay yollarla ısınmaya kalksam
kabarıyor faturalar
bu yüzden
sarınıp sarmalanıyorum
en çok da ayaklarım üşüyor
en az yüreğim ısınıyor sensizken
yani sevdiceğim
bilirsin
doğa boşluk içermiyor
kahrolası yağmurun çatılara bıraktığı tıpırtılar
yokluğunu kafama kafama vuruyorlar durmadan
bundan üşüyorum
dıştan içe titriyorum
bir battaniye daha çekiyorum üstüme
neyse diyorum
neyse
iyi ki eczaneler hâlâ var
sanırım bulunur raflarında
bu havada
sensiz çıplaklığımdan beni kurtarmaya yarayacak
ısıtacak bir em
gecenin hayli geçi
bir nöbetçi eczane buluyorum
kalfası tanıdık
anlatıyorum derdimi
üstünde anlamadığım şeyler yazılı bir kutu fırlatıyor önüme
derman olsun diye üşümeme
alıyorum son paramla
bir bardak su istiyorum eczanenin muhalifliğinden tanış olduğumuz kalfasından
yuvarlıyorum ikisini hapların
gecenin körü olduğundan
yalnızlıktan bezmiş olan kalfa
bir fincan kahve sunuyor bana muhabbet babında
al takke ver külah
gel zaman git zaman
ısınıyorum yavaştan
senin sıcaklığınla sarmana benzemiyor hiç ama
çıkıyorum ordan
boşalmış sokaklar
azalmış insanlar
seyrelmiş aşklar
bir de nasıl yağmur yağıyor ayrılıklara
hiç sorma
sen bilmezsin
sokakta yaşayan alkolik bir dostum var
soylu mu soylu
adı İsmet
öte yandan
son derece fırlama velet
“baba” der bana yaşımdan dolayı
yol üstündeki bir biracının kapısında kıvranmakta
üç aşağı
beş yukarı
görünce beni
ışıdı gözleri
buyuran tonda seslendi
“baba bir bira!”
içten içe
lanetler yağdırdım parasızlığıma
çünkü İsmet’i karşılıksız bırakmak yakışmaz bana
yanaştım yanına
demin aldığım ilacı uzattım ona
“param yok ama
al şu hapları
bunların ikisi bir bira eder tamam mı
çıkarır seni yarına”
havada kaptı ilacı İsmet
neye niyyet
sokaklarla sevişen İsmet’e kısmet oldu
bence iyi de oldu
kapımı açıp sessizce
süzüldüm odama
çabuk geçti etkisi ilacın
yeniden kapımı çaldı üşümek
daha bir içime işledi sessizlik
yani yeniden içimi oymaya başladı sensizlik
sonra farkına varıverdim birden
hasta masta değildim aslında
havanın nemrutluğundan üşümüyordum ben
eksikliğindi beni üşüten
ki senle kavuşmaktan başka dermanı yoktu tıbben
selah
21:15
12 03 2010





